Kuruluşundan Günümüze EÜ-2 - page 496

Anılar
1180
Kurullar ve komisyon çalışmaları sırasında Prof. Dr. Yusuf VARDAR’ı giderek daha yakından tanımaya başla-
dım. Ele aldığı her konuda, sonuca en kısa zamanda varma çabası gösteriyordu. Öyle ki konuşmalarında cümlenin
anlamlı kısmını söyledikten sonra gezisini tamamlamayı dinleyicilere bırakıp sonraki cümleye geçiyordu. Ondaki bu
tezcanlılık, dünyaya gelirken başlamış.
Selanik’i işgal eden Bulgarlar oradaki Türklere zulüm yapmaya başlatınca Mehmet VARDAR Bey ile Fatma
Hanımefendi ailesi terki diyar ederek Gelibolu – Vize’de bir dostlarına sığınmışlar. Derken Bulgarlar Gelibolu’yu da
işgal edip aynı yöntemlere başvurunca Mehmet Bey, “Burada da Bulgar, Orada da Bulgar! Bari Selâniğe dönüp
evimizde husursuz olalım.” Deyip ailecek bir gemiye binmişler. İşte Yusuf VARDAR, doğuma daha iki ay varken bu
gemide dünyaya gelmiş. O günden beri aklına koyduğu hedeflere zamanından önce vermek için koşup duruyor. Bu
duygu ona
akıncı ruhu
da kazandırmış. İstanbul Üniversitesindeki kurulu düzenini bırakıp
“Gecekondu Üniver-
sitesi”
olarak nitelenen Ege Üniversitesine koşması, onun akıncılığının en açık göstergesidir.
Paranın girdiği yerde…
Öğretim üyelerine döner sermaye gelirlerinden pay verilmesi konusunun görüşüldüğü bir toplantıda Prof.
VARDAR “Paranın girdiği yerde şaşılık başlar!” diyerek böyle bir uygulamanın sisteme zarar vereceğini savunmuştu.
Bu sözü ilk kez kim söyledi, bilmiyorum ama ben Prof. VARDAR’dan duydum ve bunun doğruluğunu birkaç kez gördüm.
Prof. Dr. Yusuf VARDAR için kazanç, para değil bilim ve eğitim – öğretim yolunda elde edilen başarılardır.
Paraya önem verdiğine dair bir tutumuna şahit olmadım. Nitekim, bildiğim kadarı ile yegane varlığı Karşıyaka’daki
dairesi ile Yeni Foça’daki kulübesinden ibarettir.
Yüze Kadar Dikkatli Olacaksın
Prof. Dr. Yusuf VARDAR’ın dördüncü kez Fen Fakültesi
Dekanı seçildiği 1969 yılında Fakülte Kurulu üyelerine Kurudağ’daki
Astronomi Rasathanesi’ni (şimdiki Gökbilimleri Araştırma ve Uygu-
lama Merkezi’ni) tanıtmak için bir kurul toplantısının orada yapılması
kararlaştırılmıştı. Arazi vitesli 4x4 araçlarla Kurudağ’a çıktık. Kurul
toplantısı Rasathanenin Yıldıztepe’deki binasında yapıldı. O zaman-
lar Türkiye’nin en büyük teleskopunun (objektif çapı 48 cm) bulun-
duğu Rasathane binası, toplantının yapıldığı ana binadan 200 m
kadar daha yüksekte olup oraya araba çıkamadığı için yaklaşık 1
km’lik patika yolu yaya tırmanmak zorunda idik. O zamanlar Prof.
VARDAR Hoca oldukça kilolu idi. Genel Fizik Kürsüsü öğretim
üyelerinden Doç. Dr. Selma KARAALİ, “Bu kiloları oraya nasıl çıkara-
caksın, merak ediyorum” diye takılınca Prof. VARDAR,
-
Yüze kadar çok dikkatli olacaksın. Yüzü aşınca artık korkma. Ben
o kritik noktayı çoktan aştım. Sen kendine bak. Cevabını vermişti.
Kabuğu Sert ...
1971 – 1973 yılları arasında Ege Üniversitesinin 5. Rektörü
olarak üst yönetim hizmeti veren Prof. Dr. Yusuf VARDAR, kürsü-
sündeki gençlere oldukça sert davranarak onların da kendi gibi
dinamik olmalarını ve verimli çalışmalarını sağlardı. Bu nedenle asistanları ondan çok çekinir, ona avare pozunda
görünmemeye büyük özen götserirlerdi. Aşağıdaki olay, onun bu tutumunu yansıtan çarpıcı örneklerden biridir.
Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Alaettin TAYSUN anlatmıştı. 1970’li yılların ilk
yarısında Botanik asistanları bazı bitki ve toprak örneklerinin analizlerini Toprak Kürsüsünün lâboratuvarında As. Dr.
Alaettin TAYSUN’a yaptırırlarmış. Bu iş ilişkisi nedeniyle iyi arkadaş olmuşlar. Bir gün Dr. A. TAYSUN önceden
telefon ederek Botanikçi arkadaşlarını Botanik Bahçesindeki Herbaryum binasında ziyarete gitmiş. Botanikçiler
Alaettin Bey’e armağan etmek üzere saksıda bir çiçek hazırlamışlar. Herbaryumda tatlı tatlı sohbet ederlerken birden
Resim 11.1-4:
Doç. Dr. İsmet ERTAŞ ve Dekan
Prof.
Dr.
Yusuf
VARDAR
Astronomi
Rasathanesinin Ana Binası önünde.
1...,486,487,488,489,490,491,492,493,494,495 497,498,499,500,501,502,503,504,505,506,...582
Powered by FlippingBook