Kuruluşundan Günümüze EÜ-2 - page 495

Anılar
1179
11.1.32. AKİDE ŞEKERİ
Prof. Dr. İsmet ERTAŞ
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi 8. Dekanı ve Fizik Bölümü Emekli Öğretim Üyesi
Bazı kişiler vardır ki onlarla aynı zaman diliminde yaşamak, Güneş’in etrafında birlikte tur atmak insanı mutlu
eder. Fen Fakültesinin kurucu dekanı Prof. Dr. Yusuf VARDAR benim için böyle kişilerden biridir. Kendisi ile arkadaş
değil ama amir – memur konumunda kalmakla beraber çok takdir ettiğim ve sevdiğim sayılı kişilerden biridir. Prof. Dr.
Yusuf VARDAR.
1960 yılında İstanbul Üniversitesinden Ege Üniversitesine geldiğim zaman Fizik Enstitüsü dışında Tıp
Fakültesi Dekanı ve aynı zamanda bizim Enstitünün de direktörü olan Ord. Prof. Dr. Muhiddin EREL’den sonra tanı-
dığım ikinci öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf VARDAR olmuştu. O tarihte Tıp Fakültesine bağlı Fizik Enstitüsü, Kimya
Enstitüsü, Botanik Enstitüsü ve Zooloji Enstitüsü vardı. Bu Enstitüler, Tıp ve Ziraat Fakültesi öğrencilerine Fizik, Kim-
ya ve Biyoloji derslerini (FKB derslerini) okutmak üzere kurulmuştu. Prof. Dr. Yusuf VARDAR Botanik Enstitüsü
Müdürü (o zamanki adıyla “Direktörü”) idi.
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesinde asistanken üniversitenin bir giriş sınavında aynı sınıfta gözetmen olarak
tanıştığım As. Dr. Necmettin ZEYBEK de Ege Üniversitesi Botanik Enstitüsü’ne benden önce gelmişti. Doğal olarak
asistanlar birbirleriyle daha çabuk yakınlaşıp kaynaştıkları için kısa zamanda diğer asistanlarla da tanıştım. Öğle tatil-
lerinde zaman zaman bir araya gelir, konuşurduk. Botanik Enstitüsü asistanları, “Aman Hoca bizi böyle görmesin.”
diyerek mesai başlamasına on dakika kala işlerinin başına koşarlardı. Botanik Enstitüsünde diğerlerine göre daha sıkı
bir disiplin olduğu göze çarpıyordu. Ana bina koridorlarında veya bahçede diğer bazı hocalar yanlarından geçerken
umursamaz davranan gençler, Prof. dr. Yusuf VARDAR göründüğünde kenara çekilip yol açma ihtiyacını duyarlardı.
1960’da Ege Üniversitesinde Fen Fakültesi kurma çalışmaları başlamıştı. FKB enstitülerinin bütün mensupları
Fen Fakültesinin bir an önce kurulmasını arzu etmekte iseler de bu konudaki faaliyetlerin önünde Prof. Dr. Yusuf
VARDAR’ın bulunduğu açıkça görülüyordu. Ağustos 1961 de Fen Fakültesi Teşkilat Kanunu TBMM’de kabul edilmiş,
4 Ekim 1961’de Prof. Dr. Yusuf VARDAR Fakültenin kurucu dekanı olarak seçilmiş ve 16 Ekim 1961’de akademik
teşkilat tamamlanarak öğretim başlamıştı.
Kurul Salonunda Sandalyeler Rahat Olunca
1965 yılı sonunda Üniversite Doçenti unvanını kazandım. O yıllarda 115 sayılı kanunla önemli değişiklikler
yapılmış olan 4936 sayılı Üniversiteler Kanunu yürürlükte olup doçentler de belirli bir oranda Fakülte Profesörler
Kuruluna ve Yönetim Kuruluna katılabiliyordu. Fen Fakültesinin her iki kurulunun üyeliklerine de seçilmiştim. Gelenek
olarak kurul zabıtlarını, o kurulun en genç üyesi tutardı. Bu nedenle nöbeti, Doç. Dr. Necmettin ZEYBEK’ten devir
aldım. Yazılı gündemde yer alan konular hakkında önceden kanun ve yönetmeliklere bakarak hazırlık yapardım.
Kurulda her gündem maddesi hakkında yapılan konuşmaları, mümkün olduğu kadar iyi yazabilmek için kendime göre
bazı kısaltmalarla ayrı bir kağıda yazar, kurul bitip üyeler salondan ayrılınca bunları daha düzgün bir şekilde kurul
defterine geçirirdim.
Fen Fakültesi Kurul Salonundaki sandalyelerin oturma yerleri suni deri ile kaplı olup son derece sert ve
rahatsızdı. Öyle ki sızlayan kaslarımı dinlendirmek için sık sık oturma pozisyonunu değiştirmek zorunda kalıyordum.
Üstelik sıcak günlerde bu sandalyeler insanı çok terletiyordu. Prof. Dr. Yusuf VARDAR’ın üçüncü kez dekan seçildiği
1967-1968 yılları idi. Bir Profesörler Kurulu sonrasında diğer üyeler salondan çıktıkları zaman Dekan VARDAR’a;
“Hocam, bu sandalyeler çok rahatsız. Üstelik terletiyorlar. Şunları kumaş kaplı sandalyelerle değiştiremez
miyiz?” diye teklifte bulundum. Dekan VARDAR bana, “Rahatsız oldukları doğru. Ancak sandalyeler daha rahat olur-
sa biz bu kurulları geç saatlere kadar bitiremeyiz. Görüyorsun. Bir üyenin söylediklerini diğer bazı üyeler, sanki yeni
bir görüşmüş gibi, tekrarlıyor. Sandalyeler rahat olursa bu konuşmalar boş yere daha da uzar. Yapacak çok işimiz
var. Bırak sandalyeler böyle kalsın” demişti. Sert zeminli o sandalyeler yıllar yılı kullanılmaya devam etti.
Sonradan öğrendim. Ben Fakülte Kuruluna ve Yönetim Kuruluna girmeden önce Dekan Prof. Dr. Yusuf
VARDAR, kurul üyelerine
akide şekeri
ikram ediyormuş. Bu günün gençleri bilmezler. Çünkü bugün piyasada çok
çeşitli şeker ve çikolata var ama aralarında artık akide şekeri yok. Akide şekeri yaklaşık fındıkla ceviz arası
büyüklükte, sert olduğu için çiğnenip parçalanamayan, ağızda çok yavaş eriyen, çocukluğumuzu tatlandıran güzel bir
şekerdi.
1...,485,486,487,488,489,490,491,492,493,494 496,497,498,499,500,501,502,503,504,505,...582
Powered by FlippingBook