Kuruluşundan Günümüze EÜ-2 - page 492

Anılar
1176
Bu düzen, 1970’lere dek, daha bazı küçük eklentilerle Ziraat Fakültesi’nin kampus içindeki, yonca yaprağından
esinlenerek dizayn edilen A, B ve C Blokları ile D derslik bloğunun tamamlanmasına kadar sürmüştür.
Tıp Fakültesi ve hastahane binaları 1962/63’de İsmet İNÖNÜ’nün Başbakanlığı sırasında, genel bütçeden
önemli bir pay ayrılarak başlatılmıştı. Bina yerleri şeftali bahçesi ve Ziraat Fakültesi’nin deneme tarlalarıydı.
Kampus alanına gelince burada esas itibariyle, eski - çökmüş geniş ağızlı kuyular, yer, yer zeytin ağaçları,
yabani çalılar dere ve kanallar, bazı uygun düz alanlarda da tarla bölümünün buğday, tütün, haşhaş, keten pamuk ve
şerbetçiotu gibi bitkiler üzerinde denemeler yaptığı tarlaları bulunuyordu. 1963’lerde bir sonbahar akşam vakti, elimde
bir av tüfeği ile boş kampus alanında gezinirken Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa ULUÖZ, mesai bitiminde kendi
kullandığı arabayla araziyi incelemeye çıkmıştı. Karşılaşmıştık. Konuşması sırasında bana
“Bir gün gelecek
buraları arabalar ve insanlarla dolup taşacak”
demişti. O büyük insan kampusun bugününü, tahminin ötesinde, ne
güzel görmüş meğer!
B) Kadrolaşma
Bu konuda Ziraat Fakültesi’nin ilk kadrolu hocalarından bahsedebilirim. FKB dersleri hocalarımız, esas
itibariyle İstanbul Üniversitesi’nden gelmişlerdir. Meslek dersleri için ikinci yıldan itibaren Ankara Ziraat Fakültesi’nden
açık bulunan kadroya atananların çoğunluğu genç doçent hocalarımızdı. Bunlardan kadro alarak kurucu hoca olanlar
şunlardır: Prof. Dr. Emin MUTAF (Makine), Prof. Dr. Fethi İNCEKARA (Tarla), Prof. Dr. Mustafa HARMANCIOĞLU
(Lif Teknolojisi), Prof. Dr. Mustafa ULUÖZ (Gıda), Prof. Dr. Rauf Cemil ADAM (Sütçülük), Prof. Dr. Halis ALAGÖZ
(Kültürteknik), Prof. Dr. Ali ARAS (Ekonomi), Prof. Dr. Kazım BAYRAKTAR (Sebze), Prof. Dr. Mehmet DOKUZOĞUZ
(Meyve), Prof. Dr. Şükrü BULGURLU (Hayvan Besleme), Prof. Dr. Reşit SÖNMEZ (Zootekni), Prof. Dr. İbrahim
KARACA (Bitki Koruma) ve Prof. Dr. Ercüment ORÇUN (Bahçe Mimarı), Prof. Dr. Fuat SAATÇİ (Toprak), Prof. Dr.
Hıfzı GÜNER (Bitki Besleme).
Asistan olarak kadroya girenler: Prof. Dr. Niyazi LODOS, Prof. Dr. Hasan GİRAY, Prof. Dr. Sadık GENÇKAN,
Prof. Dr. Turgut GÖNÜL, Prof. Dr. İbrahim DEMİR, Prof. Dr. Erdal SAYGIN, Prof. Dr. Numan SUNGUR, Prof. Dr.
Erdoğan UZ, Prof. Dr. Galip KEÇECİOĞLU, Prof. Dr. Ergun BOZKURT, Prof. Dr. İdris KOVANCI, Prof. Dr. Aziz
BALCI, Prof. Dr. Fevzi SEVGİCAN, Prof. Dr. Özdemir SARI, Dr. Şerafettin ÖZEN, Doç. Dr. Bahriye SİYAMOĞLU ve
daha hatırdan çıkan bazı kimseler.
ULUÖZ DÖNEMİ
Toplam 4 ay olan staj zorunluluğunu Ziraat Fakültesi Tarla Bölümü öğrencileri, kurs gösterilerek Orta Anadolu
Devlet Üretme Çiftlikleri’nde tahıl tohumluğu işlerinde Eksper olarak çalışarak tamamlarlardı. İlk yaz (1956’da) Bala
D.Ü.Ç.’da, ikinci yaz Amasya – Gökhöyük D.Ü.Ç.’de çalışmıştım. Üniversitemiz, dışarıdan gelen hocalara zaman
kolaylığı sağlamak amacıyla, diğer üniversitelerden 1 ay önce yani Ekim ayında eğitimini başlatırdı. İkinci yıl stajımı
tamamlamış, 1957 yılı Eylül sonunda Bornova’ya dönmüştüm. Bedenim zayıftı, sonuçta aniden hastalanarak Tepecik
Göğüs Hastalıkları Hastahanesi’ne kaldırıldım. Orada sürekli olarak altı ay tedavi gördüm ve döndüğümde girdiğim ilk
derste, ufak-tefek, genç mi genç düzgün şık giyimli, ciddi tavırlı birisi sınıfa girerek kürsüye geçti. Ben ise, yanımdaki
arkadaşıma “Bu asistanı tanımıyorum, kimdir, adı nedir” diye sordum. (aldığım yanıt beni iyice şaşırttı, biran
inanamamıştım bile). Arkadaşım “sen ne diyorsun, o yeni dekanımız Prof. Dr. Mustafa ULUÖZ” dedi. Doğruydu.
Dekanımız Vamık Hoca, 1957 yılı Genel seçimlerinde İzmir Millet Vekili seçilerek parlamentoya gitmişti.
ULUÖZ hocamız da Merkez binanın doğu bölümü 2. katında, eşi ve iki küçük çocuğu ile kalıyordu.
Kendisi 1960 ihtilalinden sonra Rektördü. Kendi döneminde üniversitemiz özerkliğine kavuştu. Durmak bilme-
yen öğrenci hareketlerinde büyük cesaret ve metanet örneği gösterdi. O küçük insan, büyük düşünüp ve çevrede
büyük hayranlıklar uyandırmıştır. Tavsiyesi ile Tarla Bölümü asistanı olmuştum. Yeri geldi Tarla Bölümüne de vekalet
etmiş ve kendilerini yakından tanımıştım. Yedek subay diplomamı da Ulaştırma Okulu töreninde kendileri vermişti.
Üniversite kampusundeki fakülte ve binaların plan ve yerleşiminde büyük emek ve basiret örneği göstermiştir. İdari
görevleri son bulduğunda fakülte kurullarında uzayan tartışmalarda “Akıl hoca’lığı” yapmıştır. Sözü dinlenir ve
çevrede büyük saygı uyandırmıştı. Ne yazık ki gereksiz bir ölüm, onu çok genç yaşta sevdiği üniversiteden, çok
sevildiği öğrencileri, meslektaşları ve bilim çevresinden söküp aldı.
Son sözüm: Kampusta Üniversitemize Kökten Emek Vermiş, Rektör, Dekan ve sade Öğretim elemanının,
neden bir köşesi, neden bir büstü bulunmaz diye düşünüyor ve düşlüyorum.
1...,482,483,484,485,486,487,488,489,490,491 493,494,495,496,497,498,499,500,501,502,...582
Powered by FlippingBook