Kuruluşundan Günümüze EÜ-2 - page 489

Anılar
1173
sonra odanın havası bozulur, hepimize bir ağırlık çökerdi. Dersin ortasına doğru dinleyenlerin, sıcak ve havasızlıktan
terlediklerini görürdüm. Benim de şakak damarlarım zonklamaya başlardı. Biraz temiz hava girsin diye tavana yakın
pencereleri açtığımız zaman, dışarıda yürüyenlerin ayak seslerini ve konuşmalarını duyardık. Bazen bu seslere,
yakınları ölmüş kimselerin hıçkırık sesleri de karışırdı. Beyler sokağının Kokoriç veya kebap kestane kokuları yerine,
morgdan gelen formaldehit kokularını veya cenaze hazırlayan imamın kullandığı “günlük” kokularını duyardık.
Senelerle birlikte 14 Martlar gelip geçti! Acı, tatlı günler geçirdik. Sabırla ve ümitle bekledik. Birkaç sene evvel,
Amfiye, yeni dershaneye kavuştuk. Şimdi artık ne I. Beyler sokağının ve ne de morg’un ses ve kokuları var.
Bu iki dershanede okuyanlar, yeni dershaneyi, amfiyi görmeden mezun olup gittiler. O günleri yaşayan ve
fakültemizin kuruluş devrinin ıztıraplarını çeken ve mahrumiyetlerine katlanan o zamanki genç hekim namzetlerini her
zaman içimden gelen bir sevgi ile hatırlarım. Ne çilekeş ve ne sabırlı insanlarmış diye düşünürüm.
Tabiatın kanunları gibi sosyal kanunlar da bir gelişmeye dayanıyor. Fakültemizin her şeyi gibi dershaneleri de
zamanla gelişiyor ve büyüyor. Daha iyiye, daha güzele doğru gidiyor. Bu gelişmede diğer faktörlerin yanında zaman
faktörünün büyük payı var. Amerika’da asistanlık yaptığım senelerde bir meslektaşımın bana söylediği bir sözü daima
hatırlarım: Roma şehri bir günde kurulmadı.
11.1.26. EGE ÜNİVERSİTESİNİN İLK ÖĞRENCİLERİ
Prof. Dr. Oğuz MANAS
Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi
1955 yılının Eylül ayında Ege Üniversitesine kaydımızı yaptırmak için Ziya VANDEMİR’le beraber Ege
Üniversitesi Ziraat ve Tıp Fakültesi Dekanlıkları binasına geldik. Bu bina halen Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
Bilgisayar Mühendisliği Bölümünce kullanılmaktadır. Kapıda orta yaşta iki kişi ve postacı vardı ve kapıdakilerden birisi
kapıyı açmaya çalışıyordu. Bizim de yardımlarımızla kapı sonunda açıldı. Kapıda duranlardan biri bize “buraya neye
geldiniz” diye sordu. Biz de “kayıt yaptırmak için geldik” cevabını verdik ve sorduk; “peki siz kimsiniz”. Cevap benim
için şaşırtıcı idi, biri Tıp diğeri de Ziraat Fakültesi Dekanı imiş. Ben sordum “Dekan ne demektir”. Daha sonra adlarını
öğrendiğimiz rahmetli Prof. Dr. Vamık TAYŞİ (Ziraat Dekanı) “Dekan sizin lisede tanıdığınız okul müdürü gibidir”.
Sonra da kendisini ve Tıp Fakültesi Dekanı rahmetli Ord. Prof. Dr. Muhiddin EREL’i tanıttı.
Hep beraber binaya girdik her tarafta sular akıyordu, muslukları kapattık. Odalardan bulabildiğimiz masa ve
sandalyeleri ana salona çıkardık ve postacının getirdiği mektupları masaların üzerine yerleştirdik ve gelen mektup-
ların açılmasına yardım ettik. Böylece Ege Üniversitesinin ilk öğrencileri ve ilk memurları olduk.
11.1.27. TÜRKİYE’Yİ DÜNYAYA BAĞLADIK
Prof. Dr. Oğuz MANAS
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi
1984 yılında EARN (Europe Academic Research Net) kuruldu ve Türkiye bu ağa 1985 yılında Ege Üniversitesi
üzerinden bağlandı.
1985 yılında bu bağlantının gerçekleşmesi için tüm üniteleri toplantıya çağırdım. Önce Türkiye Üniversiteleri
kendi içinde bir ağ kurulması gerekiyordu. Telefonla konuşmanın bile zor olduğu o günkü koşullarda böyle bir ağın
kurulacağına kimse inanmıyordu. Ayrıca oldukça büyük bir sisteme ve para desteğine gereksinim vardı. O günkü
koşullarda bu işi başarabilecek tek üniversite Ege Üniversitesiydi.
O günün büyük Üniversitelerinin çabalarına karşı sonunda bu görevi başaracak tek kuruluşun Ege Üniversitesi
olduğu kabul edildi ve 25 Kasım 1985’de Ege Üniversitesi, dolayısıyla bizim üzerimizden Türk üniversiteleri, Piza
bilgisayar merkezine ve EARN’e ve tüm dünyaya bağlandı.
1...,479,480,481,482,483,484,485,486,487,488 490,491,492,493,494,495,496,497,498,499,...582
Powered by FlippingBook