Kuruluşundan Günümüze EÜ-2 - page 482

Anılar
1166
Klinik ve lâboratuvar çalışmalarına başlarken 1 fayans masa, 1 bünzen beki, cam malzeme gibi ilk gereksin-
melerimiz için Bornova’ya gidip Dekanın kapısında beklerdik. Bazen eli boş, bazen Ziraat Fakültesinden alınan birkaç
cam eşya ile dönüp, oyuncağına kavuşmuş çocuklar gibi sevinirdik.
Hasta kabulüne başlayacağımız ilk sabah klinik polikliniğinden yatacak hastaları heyecanla bekliyordum. O
tarihte poliklinikte çalışan Dr. Güngör NİŞLİ’ye telefon ederek lâboratuvar işlemlerimizde halen eksiklikler olduğundan
fazla işlem gerektirmeyen hastaların yatırılmasını rica ettim. İşte ilk hastamız geliyordu. 5 yaşında nefritli bir çocuktu.
Klinik pırıl pırıl, tüm yatak takımları kar gibi, ve bizler de sanki ilk defa hasta görüyormuşuz gibi heyecanlıydık. Hasta-
nın babası bomboş yatakları görünce eşine “Hanım biz buradan gidelim, bunlar iyi doktor olsalardı bu yataklar boş
kalır mıydı?” diyerek çocuğunu yatırmaktan vazgeçti. Her ne kadar o günün açılış olduğunu söyledikse de güvensiz-
liği sürdü ve çocuğunu alıp götürdü.
Yeni asistanları çok dikkatle seçmiştik. Seçim kolay değildi çünkü bunların hepsinin ilerinin hocaları olacak-
larına emindim. Yapılan çok ciddi bir sınavda kazananlar Dr. Güngör NİŞLİ, Dr. Baha TANELİ, Dr. Nevbahar SUR,
Dr. Süleyman SAF ve Dr. Faika ABACI idi. Nitekim, uzmanlıktan kısa bir süre sonra vefat eden Dr. Süleyman SAF
dışında hepsi öğretim üyesi oldular. Dr. Faika ABACI eğitimini Amerika’da sürdürdü.
Bir taraftan kliniğin kurulması ile uğraşırken diğer taraftan idari görevler bizi sıkıştırıyordu. Hiç birimizin arabası
yoktu. O tarihlerde Bornova’ya otobüsle gidiyorduk. Klinik mesaisi arasında hazırlamamız gereken yönetmelikler
vardı. Örneğin derslerin yıllara dağılımı, saatleri gibi bir çok idari konunun hazırlanması bizi bekliyordu. Ord. Prof. Dr.
Muhiddin EREL çok sık İstanbul ve Ankara’ya gidiyor, yalnız kalan bizler bu konularda çok acemilik çekiyorduk.
Yavaş yavaş başka hocalar da gelmeye başlamışlardı. Ama hiçbirimiz, değil yönetmelik hazırlamak, geldiğimiz
fakültelerin yönetmeliğini bile görmemiştik. O tarihteki yasaya göre Profesörler Kuruluna seçimle 2 doçent girebilirdi.
İçimizden hiç birimiz böyle bir görev için seçilmemiştik.
Kliniklerde mesailerimiz bittikten sonra Bornova’da Dekanlıkta toplanıyor ve diğer Tıp Fakültesi yönetmelik-
lerini gözden geçirerek hazırlıklar yapıyorduk. Gece yarılarına kadar çalışmamıza karşın öğrenci temsilcileri, yönet-
meliğin bir çok yerine takılıyor ve aramızda soğuk rüzgarlar esiyordu. Bir sabah Sayın Ord. Prof. Dr. Muhiddin EREL
beni çağırdı ve hazırladığımız yönetmeliği İstanbul Hukuk Fakültesinde Prof. Dr. Sulhi DÖNMEZER’e götürmemi ve
fikrini almamı istedi. İstanbul’a gittim hoca beni büyük bir nezaketle kabul etti ve taslağımızı alarak ertesi gün gelmemi
istedi. Bizim taslağın üzerinde çalışarak satır aralarına düzeltmeler yapmıştı. Kurulumuz önerileri olduğu gibi kabul
etti ve öğrencilerden de hiçbir şikayet gelmedi.
Yönetmelikten söz ederken, kliniğimiz için çok önemli birkaç bilgi vermek istiyorum. Dikkat edilirse, hep “Çocuk
Sağlığı ve Hastalıkları” adını kullandım. Halbuki o tarihlerde gerek İstanbul gerekse Ankara Tıp Fakültelerinde kürsü-
lerin ismi “Çocuk Hastalıkları ve Bakımı” idi. Bizler, genç öncüler çocuğun sağlığının korunmasını hastalıklarının
tedavisinden daha önemli olduğunu kabul etmiş, kürsümüzün adını değiştirmiş ve Türkiye’de ilk kez Çocuk sağlığı ve
Hastalıkları adını ortaya koymuştuk. Sağlığın korunmasının hastalıkların tedavisinden daha önemli olduğunu vurgu-
lamak istiyorduk. Daha ileri tarihlerde bu yeni ismi diğer fakülteler de kabullendiler.
Bir diğer yeniliğimiz ise
Türkiye Tıp Fakültelerinin hiçbirinin müfredatlarında bulunmayan “Sosyal Pedi-
yatri” dersleri
nin okutulmasıydı. Bu bir devrimdi. Çocuğa sağlıklı bir yaşam hazırlamak, beden ve ruhsal gelişimini
anne karnından başlayarak izlemeye almak, aileyi eğitmek için Sosyal Pediyatri’nin ders programlarına girmesi
gerekiyordu. O tarihe kadar Türkiye’de hiçbir Pediatri kliniğinde okutulmayan bu ders, yıllar sonra diğer üniversite-
lerce de benimsenmiş ve ders programlarına eklenmiştir.
Kısa kesmek için aradan geçen 15 yıla değinmeden Ege Üniversitesi Hastahanesine taşınmamızdan bahs-
edeceğim. 1972’te Bornova’da Hastahanemiz bitmiş ve taşınmamızı bekliyordu. Plânlar çizilirken, ihaleyi kazanan
mühendislerle beraber iç planlamayı yaptığımızdan, çok kullanışlı ve çocuk yaşamına uygun bir kliniğe sahip
olmuştuk. Ne yazık ki ilerideki yıllarda bu nimeti elden kaçırdık ve 6. kata taşımak zorunda kaldık.
1989 yıllarında yerleşim durumumuzun ciddiyetini anlayan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Refet SAYGILI, yeni bir
Çocuk Hastahanesi kurma teklifini getirdi. Hiç beklemediğimiz bir öneriydi. Şimdiye kadar tahsisat noksanlığı
yüzünden inşası yarım kalan söz konusu binalar bittiğinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalının refaha
kavuşacağını umut ederim.
1...,472,473,474,475,476,477,478,479,480,481 483,484,485,486,487,488,489,490,491,492,...582
Powered by FlippingBook