Matbaa
51
MATBAA
15. yüzyılın sonunda Avrupa’da 250 şehirde
1000’den fazla matbaa bulunmaktaydı.
İnkunabeller döneminde matbaacı kitabın
tamamını bir bütün olarak görüp her üretim
aşamasını üstlenmekteydi. 16. yüzyılın başından
itibaren matbaa ve dolayısıyla baskı sayısı
artmış, kitap üretimindeki iş paylaşımıyla
kitaplar ucuzlamış ve toplum geneline yayılmaya
başlamıştır.
Taştan veya metalden yapılmış, mühür veya
kalıp kullanılarak seramik, tuğla veya kumaşa
baskı Eski Mısır’dan beri bilinen bir çoğaltma
yöntemidir. Oyulmuş tahta kalıplar kullanılarak
baskı Çin’de 6. yüzyıldan itibaren yapılmaktaydı.
Kore’de 14. yüzyılın sonunda metal döküm harfler
ile baskı girişimleri olmuşsa da daha önce Çin’de
olduğu gibi harf ve işaret sayısının çokluğundan
dolayı bu teknik yerleşememiştir.
Avrupa’da üzerinde resim veya metnin
bütününün oyulmuş olduğu tahta ile baskı
Gutenberg’den önce yapılagelmekteydi. 15.
yüzyılda Almanya’nın Mainz şehrinde sarraf
ve döküm ustası Johannes Gutenberg teker
teker döktüğü harfleri kullanarak kitap basımını
gerçekleştirdi. Gutenberg ile başlayan matbaa
teknolojisinin kısa süre içinde tüm Avrupa’ya
yayılmasıyla 1470’de 17 olan matbaa sayısı 1500
yıllarında 250’ye ulaşmıştır.
Gutenberg döneminin tekniği 1930’lara kadar
korunagelmiş ancak o yıllardan itibaren harf
dökümü ve dizimi makinalarla mekanik olarak
yapılmaya başlanmıştır. 1960’larda fotomekanik
yöntemler baskı teknolojisinde yepyeni ufuklar
açmış, ofset baskı en önemli baskı tekniği
olmuştur. Günümüzde ise dijital baskı ofset
baskının yerini almaya başlamış, isteğe göre az
sayıda ve hızlı basım günlük yaşamımıza girmiştir.
TÜRKİYE’DE MATBAA
İstanbul’da ilk matbaa İspanya’dan göç eden
Museviler tarafından 1493 yılında kurulmuştur.
Bunu 1567 yılında Ermeniler, 1627 yılında Rumlar
takip etmiştir. İlk Türk matbaası İbrahim
Müteferrika ve Sait Efendi’nin çabalarıyla
1727 yılında faaliyete geçmiştir. Din kitapları
basmamak koşuluyla kurulan bu ilk matbaada
Müteferrika, 23 cilt halinde 17 eser basmıştır.
1796 (1769) yılında Sultan III. Selim’in
emriyle kurulan “Mühendishane Matbaası”nı,
1802 yılında kurulan Üsküdar Matbaası ve 1831
yılında kurulan Takvimhane-i Amire matbaaları
izlemiştir. 1864 yılında birleştirilen bu son iki
matbaa, Matbaa-i Amire adıyla Cumhuriyet
dönemine kadar çalışmıştır. 1939 yılına kadar
“Milli Matbaa” adıyla hizmet veren basımevi aynı
yıl MEB Basımevi adını almıştır.
1933 yılında 33 olan matbaa sayımız 1948
yılında 509’a yükselmiştir. 20. yüzyılın ikinci
yarısında ofset baskı tekniğine geçilmesiyle
matbaa sayısı 1983’te 3537’ye ulaşmış,
günümüzde ise 6000’i geçmiştir.
1...,42,43,44,45,46,47,48,49,50,51 53,54,55,56,57,58,59,60,61,62,...118