Dünya Renkli Kağıtları
DÜNYANIN RENKLİ KAĞIDI,
KAĞIDIN RENKLİ DÜNYASI
Kağıt, kültürün devamlılığı amacıyla bilgi iletme işlevinin
ötesinde, 15. yüzyıldan günümüze, dünyanın değişik
kültürlerinde bir çok teknikle renklendirilmiş, süslenmiş
ve değişik amaçlar için kullanılmıştır. Sanatçıların yanı
sıra bilim insanlarını da yüzyıllar boyunca meşgul eden
dekoratif kağıt süsleme tekniklerinin çoğu, zaman içinde
kaybolup gitmiş, ancak 16. yüzyılda Avrupalı gezginlerin
beraberlerinde götürdükleri ebru tekniğimiz gibi pek azı
günümüze kadar ulaşabilmiştir. Renkli kağıtlar matbaanın
yaygınlaşmasıyla birlikte, yüzyıllar boyunca özellikle
ciltçilikte kitap kapağı ve kapak içi kağıdı olarak kullanıldığı
gibi, yazı malzemesi olmuş, duvarları kaplamış, teleskop
yapımından çekmece ve kutu kaplamaya kadar birçok
alanda sevilen bir süsleme malzemesi olarak ustaların
atölyelerinde kendine yer bulmuştur.
Renkli kağıt, fabrikadan (veya geçmiş yüzyıllardaki
adıyla kağıt değirmeninden) çıktıktan sonra kağıda boyanın
sürülmesi veya sıçratılması, üzerine bir desenin basılması
veya ezilmesi, kağıdın hazırlanmış bir sıvının üzerine
veya içine yatırılması yoluyla işlenerek süslenmiş kağıttır.
Dolayısıyla bu tanıma göre, kağıdın üretim aşamasında kağıt
hamuruna boya katılarak elde edilen kağıtlar “renkli kağıt”
ailesine katılamaz ve sergimize konu olmaktan uzaktır.
Burada söz konusu olan “renkli kağıt” çok renkli olmak
zorunda değildir, tek renk kullanılarak işlenen kağıtlar da
renkli kağıt sayılmaktadır. İngilizceye “Decorated Paper”,
Almancaya “Buntpapier” adıyla yerleşmiş olan renkli kağıt
dünyasına Türklerin 16. yüzyıldan itibaren kaat’ı, ebru,
siluet kağıdı gibi tekniklerle katkısı çok önemlidir.
Kağıt, beceri ve yaratıcılığı çerçevesinde ustanın
ellerinde tek tek renklendirilebildiği gibi bir makine
yardımıyla da süslenebilir. Ortaya çıkan eserin zanaat
ile sanat arasındaki çizgide nerelerde yer alabileceğinde
kullanım yerinin de önemli olduğu açıktır. 17. yüzyıl broşür
kapaklarında sıkça kullanılan, kağıdın üzerine boyanın fırça
yardımıyla sıçratılmasıyla elde edilen “Sıçratma Kağıdı”
(Kiebitzpapier veya Granitpapier – Alm.) ile günümüzde bir
tablo olarak evlerimizin duvarlarını süsleyen ebru kağıdı
arasındaki fark burada örnek olarak verilebilir. Tekniklerin
çoğunda ustanın amacı birbirini tekrarlayan, mümkünse
küçük boyuttaki desenleri kağıdın tamamına yaymaktır.
Çünkü kartpostal büyüklüğündeki bir kitap kabında
desen görülebilmeli ve değerli bu kağıtlar kenar ucuna
kadar kullanılabilmelidir. Ancak 20. yüzyılın başlarında
ortaya çıkan Yeni Üslup Dönemi’nin ebrudaki en güzel
desenlerinden biri olan ve çağın sanat anlayışını en güzel
bir şekilde ortaya koyabilen “Yeni Üslup Deseni” veya “Art
Nouveau Deseni” (Jugendmuster – Alm.) örneğinde olduğu
gibi bu sınırlar sökülüp atılabilmektedir.
Tarihlenebilen en eski renkli kağıt örnekleri 12. yüzyılın
Japon “Suminagashi” kağıtlarıdır. 16. yüzyıldan itibaren
görülmeye başlayan ebrunun atası sayılabilecek bu teknik
ile su üzerinde yüzen mürekkebe verilen titrek ve kırık
formlu desenler, üzerlerine yatırılan bir kağıda alınır. 16.
Suminagashi, 20. yüzyıl
Kadife kağıdı, 20. yüzyıl
Kola kağıdı, 18. yüzyıl
23
1...,14,15,16,17,18,19,20,21,22,23 25,26,27,28,29,30,31,32,33,34,...118